Bardo’ya hoşgeldiniz.
Bölüm Octavia ve Diyoza’nın Penance’dan alınıp Bardo’ya götürülmesiyle başlıyor. Diyoza’yı maalesef en son o sahnede Octavia’yı havarilere hiçbir şey söylememesi hakkında uyarıyken görüyoruz/duyuyoruz. Octavia havarilerin elinden “kaçmayı” başarsa da upuzun ve koskocaman(!) olan bu sığınakta kaçacak pek yeri yok.
Bu kaçış bana Clarke’ın 2. sezonda Mount Weather’a ilk geldiği ve kaçmaya çalıştığı sahneleri hatırlattı.
Kaçışının son anlarına doğru “dışarıya” çıktığını sanıp Dünya’daki gibi ağaçlarla kovalamaca oynarmışcasına havarilerden kaçıyor, fakat bilmediği bir şey var. Bu adamlar görünmez! Octavia artık yenik düştüğünde görüyoruz ki burası bir botanik bahçe.
Fakat bir sorun var. Bir önceki yazımda sizlere gösterdiğim gibi Orlando’nun Bardo haritasına göre botanik bahçe birinci kattaydı. Fakat bu bölümde görüyoruz ki aslında ikinci kattaymış. Bu, Orlando’nun bizimkilere yalan söylediği anlamına mı geliyor? Tartışılabilir.
Ama konumuz en azından şimdilik ondan daha önemli.
Önemli konumuza geçmeden önce Sanctum’a gidiyoruz. Dindarlar ve “kafirler” arasında bir elektriklenme var. Açıkçası bu konuyu çok uzattıklarını düşünüyorum. Wonkru bile artık bir kumandanları olmadığını, hayatlarını adadıkları çipin yok olduğunu öğrenince bu kadar dram yapmadı! Şimdiye kadar kendimi bu konuda hep pozitif tutmaya çalıştım ama artık yeter. Beşinci bölümdeyiz, final sezonu. Eğer Sanctum hikayesi asıl hikayeyle birleşmeyecekse bu kadar uzatmaya gerek yoktu!
Daha Sanctum’da olacak çok şey var gibi duruyor. Yedinci sezon fragmanında daha henüz bölümlerde görmediğimiz sahnelere bakınca Nikki (bang bang), Eligius IV madencilerinin yeni Diyoza’sı mı desek, yeni McCreary’si mi desek bilemediğim kişi, bir isyan gerçekleştirecek gibi duruyor. Fragmanda ayrıca Murphy’nin kafasına silah dayandığını görüyoruz. Artık o olay bu isyan sırasında mı olur, başka bir zaman mı olur pek emin değilim.
Her neyse, Sanctum’a geri dönüyoruz. Dindarlar, Russel kilitli kaldığı süre boyunca kendilerini birer birer yakacaklarını söylüyor (Bırakın yansınlar ulan!). Fakat bi’ düşünelim, bu olayı sizce Sheidheda istemiş olabilir mi? Sonuçta Russel’ı öldürüp bedenini ele geçirdiği ortaya çıkarsa dindarlar büyük bir bela olabilir. Kendilerini yok etmelerini isteyip, daha sonra da Wonkru’yu birleştirmeye çalışabilir… Fakat gerçekten yeter… Eğer Wonkru’yu, havarilere karşı kullanmaya kalkarsa gerçekten kumandanların yüceliği Sheidheda’da yok derim. Adamlar görünmez oluyor be!
Bu bölümdeki Sanctum kısmında hoşuma giden sahnelerden birisi Indra’nın her şeyi fark etmesi oldu. Yazarlar tarafından yayınlanan senaryoya göre o sahnede aslında Emori ve Murphy, Russ!heda’nın Trigedasleng konuştuğunu fark ediyor ve “Trig’i nasıl konuşuyorsun” diye bir tepki veriyor. Fakat o sahneyi kesmeyi tercih etmişler.
Sheidheda artık (UMARIM) bir çipin içinde olmadığına ve ölümsüz de olmadığına göre Sheidheda’dan korkmamıza gerek yok. Zaten yapımcı Jason Rothenberg’ün söylediğine göre de korkmamız gereken kişi Sheidheda değilmiş. Fakat…
Bu primelık olayı Murphy ve Emori’nin başına dert olacak gibi hissediyorum. Artık Sanctum’da aktif bir Anomaly taşı ve Anomaly olmadığına göre radyo sinyalleri de engellenmiyor. Hafıza çiplerine kablosuz bağlantı da yapabildiğimize göre Sheidheda neden Murphy veya Emori’yi ele geçirmesin ki? Ama geçirmesin. Lütfen.
Görünmezlik pelerininizi takın– bir dakika, yanlış oldu! Harry Potter’daydı bu olay! Görünmezlik moduna geçebileceğiniz kıyafetinizi giyin, Bardo’ya gidiyoruz!
Bardo’luların şu anki lideri (önderi değil) Anders, Octavia ve Diyoza’nın, Penance’a nasıl geldiğini öğrenmekte ısrarcı. Gerekirse Kızıl Kraliçe’mizin beynini ortadan ikiye yarıp o hafızaları adeta bir Netflix dizisiymiş gibi izler! (Öyle de yaptılar zaten, en azından beynini ortadan ikiye yarmadan.)
Konuya, nereden geliyor ulan bu teknoloji diye giresim var fakat onlara birazdan değineceğim.
“Büyük mor bir gökyüzüne sahip uçsuz bucaksız bir çöldesin. Elini birine uzatıyorsun. Kimin eli o?”
Levitt
Tabii ki Bellamy’nin eli. Başka kimin eli olacak? Bu yüzden hemen bir koşu Sanctum’a ışınlanıp Bellamy’yi alıp geliyorlar.
Birazcık mantık hatalarından bahsedelim.
Octavia’nın hatıralarını ekranda gösterdiklerinde; Lincoln, Lexa, Bellamy, Aurora, ve Clarke gibi isimler görsek de, Octavia’nın görüş açısından görülmüş Octavia’yı da görüyoruz… tamam bu biraz mantıklı olabilir. Beşinci sezonda kolunu kesip aynaya baktığında kendisini gördüğü hali diyip geçebiliriz. Fakat…
Bellamy’nin, dördüncü sezonun sonunda, Becca’nın laboratuvarında, uzaya çıkmadan önce, Clarke’ı geride bırakmak zorunda kaldığında, kapıyı kapatmadan önce kapıya attığı bakışı Octavia tam olarak NASIL GÖRMÜŞ OLABİLİR!? Sakinim. Altıncı sezonda da aynı olay Clarke’ın hafıza odasındaki çizimlerde olmuştu. Pek fazla umursadıkları bir olay değil sanırım.
Sanctum’a geri gidiyoruz… Sangedakru’dan bir adam Indra’ya laf atıyor. Harika! Bu sezon için işe gerektiğinden fazla Sangedakru halkını oynayacak oyuncu almışlar! Henüz görmediğimiz, başka bir Sangedakru askerini oynayan Otis adında bir karakter daha var. Neden? Neden ama? Sheidheda karakteri sanırım böyle devam edecek. Bir raddeden sonra artık Sangedakru’lular Sheidheda’yı tanıyacak gibi duruyor. Sheidheda bildiğiniz gibi meclis savaşını kazanan bir Sangedakru şampiyonu. Artık gerisini siz düşünün…
Bardo’ya uçuyoruz– pardon ışınlanıyoruz!
11 gündür Octavia’dan bilgi almaya çalışan Levitt, artık çaresiz bir durumda. Octavia’ya yardım etmek istiyor çünkü eğer bir rapor hazırlamazsa görevden alınacak ve yerine acımasız biri gelecek. Levitt’i seveceğimizi biliyordum! Octavia’nın kırılma noktası Hope oluyor. Levitt ile yaptığı anlaşmayla Hope’un varlığı Anders’dan saklanıyor.
Ve Levitt, Netflix yapımı Octavia Show dizisini izlemeye başlıyor! Ah… yine O BELLAMY SAHNESİ EKRANDA BELİRİYOR. Sakin ol. Mantıklı bir açıklaması olabilir– derken kendimi yine kaybediyorum, üzgünüm.
Altıncı sezona geri dönelim. Octavia Anomaly’den çıktığında Gabriel, Octavia’yı kendi zihnine gönderiyor. Orada Octavia vs Blodreina savaşına şahitlik ediyoruz. Hatırladınız değil mi?
Şimdi Octavia’nın hafızasının izlendiği sahneye geri dönelim. Henüz Octavia Anomaly’den çıkıp Gabriel’ın yanına gitmedi, ona bir dikkatinizi çekeyim.
NASIL OLUYOR DA OCTAVIA –HENÜZ GERÇEKLEŞMEMİŞ SAHENEDEKİ– PİKE’IN DEDİKLERİNİ DUYUYOR? NASIL OLUYOR DA KEFARET DİYE BAĞIRDIĞINI HATIRLIYOR? Normalde bu kadar umursamam ama gerçekten yazarların artık bizimle dalga geçtiğini falan düşünüyorum. Ekranda gösterdikleri zaman akışı mı yanlış yoksa ben mi yanlış anlıyorum? Çok saçma. Bölümdeki mantık hataları/gözden kaçırılanlar burada bitmiyor. Ama önemli bir konumuz var, onun üstünde duralım birazcık.
CLARKE!
Kaptan Meredith’in geçen bölümde Clarke ve diğerlerine dediğine göre, insan ırkının savaşmak zorunda kalacağı savaşı kazanmanın anahtarı Clarke. Peki neden? Nasıl? Hoop Bardo’ya, H-TOP sahnesine geri dönüyoruz.
Fark ettiyseniz Levitt, Octavia’nın sadece (diziye göre) 3. sezon finaline kadarki olan hatıralarını gördü. O finalde de Clarke Flame’i (kumandanların ruhu) kafasına yerleştirtmişti. Flame’in hala Clarke’da olduğunu düşünüyor olabilirler. Asıl anahtar Clarke değil, Flame.
Bu konuya birazdan tekrar değineceğim.
Octavia’nın Sanctum’a, Gabriel’a gönderildiği sahneye geri dönelim. Orada bir takım garip konuşmalar geçti.
Levitt depodan, “zihin imzası/beyin kodu” çıkaran ve o kodu dövmeye çevirebilen bir çubuk/cihaz çıkarttı. Anlattığına göre o cihaz daha bu havariler (teorilerime göre İkinci Şafak tarikatçıları) Bardo’ya gelmeden önce oradaymış. Dövmeyi sırtına yapmasının sebebi de, sırtı dövme için yeterince büyük olan tek yermiş. Fakat ilgi çekici ve garip olan konuşma bu değil.
İster inan ister inanma ama eskiden Bardo’luların koluna sığarmış.
Levitt
nE? Asıl yerli Bardo’lular insan değil miydi? Dev miydi? Başka bir yaşam formu muydu? Aslında anlamamız gerekirdi! O sığınak normal bir insan boyu için gerektiğinden daha büyük! Örneğin asansör, ve tavanlar… (ya da çok mu fazla düşünüyorum?!)
Zaman değişiyor, yine Bardo’dayız. İlk görüşte namaz kıldıklarını sandığım havariler yine henüz görmediğimiz (ya da gördüğümüz :D) öndere tapıyor. Anomaly’nin açılmasıyla birlikte Hope, Gabriel ve Echo üçlüsünün hayalet modunda Bardo’ya giriş yapıp havarileri öldürdüğünü görüyoruz. Hadi Bellamy, Diyoza ve Octavia’yı kurtalarım! Çok beklersin, hadi kurtar bakayım.
Önder bize sevgi sağlıyor. Tüm insanlık için. […] Atalarımız farklı bir yol seçti… Yakında yine zamanı gelecek… yine sınanacağız… ve başarılı olacağız. Tüm insanlık için!
Nasıl sınanacaklarmış??
Önderin ışığıyla. Tüm insanlık için!
Bu gezegendeki atalarımız aynı inancı paylaşmadılar. Dünyadaki atalarımız gibi, kendi dünyalarını yok ettiler. Ondan öncesinde bile 9. jenerasyon tarafından kökleri kazındı ve kristal devlere dönüştüler. Atmosferleri o kadar kirlendi ki; nefes almak için yer altında ormanlar yapmak zorunda kaldılar. Gökyüzünden düşen yağmur damlaları bile onların teknolojisiyle düştü. Bunun için onlara teşekkür etmeliyiz. Ama şimdi neredeler? Önderin bize bunları sunduğu zamana kadar gerçek Bardo’luların neslinin tükendiğini biliyoruz. Peki neden? Çünkü bir önderleri yoktu!
Anders
Kim bu “asıl bardolular”? Eligius III ekiplerinden biri olabilir mi?
Sonuçta dünyadaki ilk radyasyon kıyameti kopmadan önce yola çıkmışlardı demek istiyorum fakat havariler (potansiyel İkinci Şafak tarikatçıları) oraya geldiğinde sonuçta orada kurulmuş bir sığınak vardı. Eligius o kadar yüksek teknolojiye sahip miydi? Belki de Eligius III oraya varmadan önce de orada birileri (potansiyel başka yaşam formu veya gerçekten dünyadan insanlar) vardı. Anomaly taşları sonuçta o altı gezegende kendi kendine oluşmadı. Birileri tarafından yapılmış olmalı.
Gabriel’ın da fark ettiği gibi, dünyada da bir anomaly taşı vardı ve havariler Bardo’ya önderin liderliğinde o taşı kullanarak geldiler. Bir önceki yazımda bahsettiğim dünyadaki taş teorisi de kanıtlanmış oldu. (Hala taş neredeydi bilmiyoruz. Büyük ihtimal sekizinci bölümde öğreneceğiz.)
Gabriel ve Echo konuşurken arkada Anders’ın diğer dediği şeyleri dinlerken anladıklarımı size anlatayım:
Asıl Bardo’luların neslinin tükenmesine yol açan olay tekrar yaşanmak üzere fakat önderin ışığıyla kaybetmeyeceklerini düşünüyorlar. Hmmmmmm. Önderin ışığı pek işinize yaramıyor demek ki o yüzden bir anahtara ihtiyacınız var, Flame’e.
Peki neden Flame anahtar olsun ki? Flame’in nasıl bir kurtarıcı etkisi olabilir? diye sorular sorduğunuzu duyuyorum.
Anomaly ve Anomaly taşları hakkında önderin (teorilerime göre Bill Cadogan, tekrar söylüyorum) bilmeyip, Becca’nın bildiği bir şeyler olmalı ki Flame’i ele geçirip o bilgileri elde etsinler. O bilgiler ışığında da savaşı kazanabilsinler. Henüz ne savaşı olduğu hakkında veya geçmişte olan olay hakkında ne bir bilgim ne de bir teorim maalesef yok.
Artık çok yaklaştık. Anahtarı bulduk. Yüz yıllar sonra sonunda elimize ulaştı. Son savaşı kazanacak jenerasyon biziz! Bu savaşta bütün insanlık için savaşacağız! Bütün insanlık için!
Anders
Peki Flame’in yok olduğunu öğrenince ne yapacaklar? İnsanlığın savaşmak zorunda kalacağı son savaşı nasıl yenecekler? Becca’nın hatıralarına sahip olan kimse yok– diyecektim ki…
Görünüşe göre Madi, Becca’nın hatıralarına sahip! O çizimleri bir sebep yüzünden bize gösterdiler ve o sebebin bu olduğunu düşünüyorum. Madi’nin peşinden gidebilirler fakat Sheidheda’dan hızlı olmaları gerekiyor. Fragmanda gösterilen bir sahneye göre Sheidheda ve Madi tekrar buluşacak, ve hiç hoş bir sahne olmayacak.

Bu kadar beyin fırtınası yeter mi? Birazcık bıktığım şeylerden bahsetmeye devam etmek istiyorum.
Sezon prömiyerinden beri Bellamy’i ilk defa görüyoruz. Kondüktörlerden birini rehin almış, diğer havarileri de “öldürmüş”. Saatler veya dakikalar önce öldü sandığı kardeşini karşısında görüyor. Saniyeler sonra anomaly açılıyor fakat öldü sandığı havarilerden biri bomba patlatıyor. Harika bir hareket. Gelmiş geçmiş en gizemli şeyin olduğu aynı odada, metrelerce ötede. Bu havariler ne yiyor ne içiyor birisi bana bi anlatsın lütfen.
BELLAMY’yE NE OLDU?
Diziyi izleyen herkes biliyor ki eğer bir ceset görmediysek o karakterin yaşama olasılığı (yazarlar tarafından bir anons yapılması dışında) %99’dur.
Peki Bellamy’ye ve rehin aldığı kondüktöre ne oldu?
Anders’ın Octavia’nın sözünü dinleyip köprüyü Sanctum’a açtığını sanmıyorum, ki zaten açamaz da. Hatırlarsanız Sanctum şu anda çevrimdışı durumda. Anomaly taşı aktif değil. Nakara veya Skyring/Penance’da olduklarını da düşünmüyorum. Jason Rothenberg’ün dediğine göre Nakara’da çok fazla durmayacaklarmış. Yayınlanan promo fotoğraflarında da Bellamy’ye dair bir ipucu yoktu. Henüz görmediğimiz bir gezegen daha var, Etherea. Sırf o gezegeni göstermek amacıyla Gaia ve ona saldıran havari, Bellamy ve rehin aldığı kondüktör o gezegene düşmüş olabilir.

Şimdi gelelim gözden kaçırılan / umursanmayan bir detaya.

Bellamy neden Bob’ın yüzüğünü takıyor?
İlk başta bu yüzük olayının üstüne bir sürü teori yazdık. Örneğin; Bellamy’nin beynini yıkadılar ve bir havariye dönüştürdüler, o yüzük de havarilere veriliyor. Anders’da da o tarz bir yüzük var çünkü. Fakat dün geceki bir İnstagram yayınında konuşan Mike Flicknife’a (Sahne malzemesi yapımcısı) ve Jason Diaz’e (Levitt) göre o yüzük The 100 hikayesine hiçbir anlam ifade etmiyor, sadece çıkarılmayı unutulan bir yüzük. Aynı şekilde fragmanda Hope’un da siyah bir yüzük taktığını görüyoruz. O yüzük de aynı şekilde Shelby Flannery’nin (Hope) kendi yüzüğüymüş.
Yıllardır yayında olan bir dizisin. Bu zamana kadar efsane işler çıkartmışsın. Final sezonunda bu kadar gözden kaçırmaya ve mantık hatasına neden yer veriyorsun? (Yönetmenlere ve yapımcılara yakınıyorum. Aktörlere değil.)
Her neyse. Echo, Bellamy’nin “öldüğünü” görüyor ve içindeki GON AZGEDAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA ruhunu ortaya çıkarıyor. Şaşırdık mı? Hayır. Bıktık mı? Evet. Octavia bile abisinin “öldüğünü” öğrendiğinde o kadar hırçınlaşmadıysa (bize gösterilene göre konuşuyorum), sen kimsin? Bellamy’nin isteyeceği şey masum bir insanın ölmesi mi olurdu? Öyle olsaydı Clarke’ın öldürdüğü kişi sayısı dokuza falan katlanırdı. Kısacası Gabriel’ın bile artık Echo’nun bu huyundan bıktığını görüyoruz. Defalarca öldürmemesi için uyardı, fakat durmuyor.
Eğer ki Echo’nun bu yaptığı şey yüzünden Diyoza’ya bir şey olursa işte o zaman yazacağım inceleme yazısını okuyun.
Peace out! o7







